GENELLEME VE TEPKİSELLİK

Genelleme hastalığımız var bizim.Şu memleketin insanları şöyle olur, şu meslektekiler böyle olur gibi üstten üstten, sınıflandıra sınıflandıra konuşmayı pek severiz. Ancak bu hastalığın bazen en büyük hatalarımızın müsebbibi olduğunu söylemek zannedersem yanlış olmaz. Çünkü söylediğimiz sözler hedefini bulurken birtakım ön kabullere mahal vermekte ve zihinlerde silinemeyen hasarlar bırakmaktadır.
Bir de genellemelere tepki olarak oluşmuş tepkisel genellemeler vardır. Örneğin Müslüman suç işlemez genellemesine tepki olarak asıl başı kapalılardan veya hacıdan hocadan korkacaksın genellemesi gibi. Müslüman  suç işlemez genellemesindeki inançsız veya başka bir dinden olan potansiyel suçludur iması elbette kabul edilemez. Ama bir de diğer tepkisel genellemeyi ortaya çıkaran sebepleri de bertaraf etmek ve İslam'ın güzelliğini perdelemesinin önüne geçmek gerekir. Allah korkusu; yaşam tarzı ve ibadet şuuruna bağlı olarak müminin kalbinde artıp azalan zayıflayıp güçlenen bir seyir izler. Kişiyi suç işleme eyleminden koruyacak başlıca saik Allah korkusu olsa da bu hissin zayıfladığı anlarda devreye girecek bir dış mekanizma-adına ister modern tabirle hukuk deyin ister eski adıyla şeriat deyin- olması gerekir. Bu durum Müslümanlığın yapısıyla değil,insanoğlunun iniş çıkışlı bünyesiyle alakadardır. Bu nedenle bunu İslam'a mal etmek tam anlamıyla insafsızlıktır.
Bize düşen ise hem iç kontrolü yerinde yani Allah korkusunu ruhunun derinliklerinde duyan hem de bozulma ihtimaline karşı her zaman sağlam mekanizmalarla dış denetime tabi olan bireyler ve toplumlar yetiştirmeli, kabullerimizde "Suç bireyseldir."esasını referans almalı,tepkisel genellemeyi doğurabilecek iletişimimize zarar verecek genellemelerden kaçınmalıyız.

Yorumlar

Popüler Yayınlar