SÖZÜNDE DURMAMA HASTALIĞI VE TEDAVİ YOLLARI

Tutulmayan sözlerden her biri, kişinin kendi cehennemine hazırladığı bir közdür aslında,ama farkında değildir. Sevimli bir gülüşle size "Tamam,bu sefer geliyorum."derken zihni kaçış planları yapmaya başlamıştır çoktan. Bazense gerçekten gelmeye niyetlenmektedir, ama yanınızdan ayrılmasıyla vazgeçmesi bir olur. Buradaki sıkıntı, bu kararını dürüstçe size söyleyememesidir. "Gelmiyorum." diyemez. Neyden çekindiği belirsizdir. Kırmaktan mı, yoksa sizin göstereceğiniz tepkiden mi çekinmektedir ya da en vahimi sizi kâle almamakta mıdır gerçekten? Gittiğiniz ve onu bulamadığınız da yaşayacağınız hayal kırıklığının bazen farkında bazen değildir. Farkında ise azıcık gözüne görünmem olur, biter; bir süre sonra unutur zaten diye düşünür sıklıkla. Böyle düşünenler bu olumsuz davranışı alışkanlık haline getirmeye en müsait olanlardır kanaatimce.Benmerkezli bireylerde sık görülür. Farkında değilse bir duyarsızlık durumuyla karşı karşıyasınız demektir. Bazen bu duyarsızlık sadece size değil, insanların geneline yöneltilmiştir. Dağınık bir kişiliğe sahiptir, umursamazdır. Ama bizzat size yönelik de olabilir. Bazen de kendini değersiz görür, gitmezse kimsenin onun yokluğunu fark etmeyeceğini vehmeder.
 Peki ne yapmak lazım, bize verdikleri sözleri mütemadiyen unutan, tutmayan bu insanların üstünü çizmek gerekir mi? Tabi ki hayır. Tamamen değil belki ama çoğunlukla-özellikle gençlerde- düzgün bir iletişimle problem en aza indirgenebilir.
Öncelikle meseleyi onur, gurur meselesi haline getirirseniz sorun çözmek için olumlu bakış açısını kendinize sağlayamazsınız. Her insanın zaaflarının olabileceğini, bir olumsuz özelliği yüzünden belki on iyi huyu olan bir insanı kaybetmemek gerektiğini unutmamalısınız.
İkincisi problemin kaynağını tesbit etmek gerekir. Yukarıda saydığımız duyarsızlık, kâle almama,kendini değersiz görme, neden olacağı sıkıntının farkında olmama gibi sebepler etkin rol oynayabilir. Ya da belki de farkında olmadan onun üzerinde baskı kuruyor da olabilirsiniz. Ona gelip gelmeyeceğini sorarken niyetiniz onun gerçek fikrini öğrenmek değil de muhakkak gelmesi için zorlamaksa ve size hayır diyemeyecek bir pozisyondaysa-duygusal veya sosyal gerekçelerle- onu bu noktaya siz taşımış da olabilirsiniz.
Üçüncü aşama ise tesbit edilen sebebin ortadan kaldırılmasıdır. Bunun en önemli yolu sağlıklı iletişimdir. Eğer sorun sizin tavrınızsa o zaman onu tadil etmek gerekir. Onun gerçek fikrini öğrenmek istediğinizi hissettirmelisiniz, eğer muhakkak yapmasını arzu ettiğiniz bir şey ise sağlam gerekçelerle önemini baskı kurmadan ve fikirlerini gizlemesine sebep olmadan izah etmelisiniz. Eğer kendini önemsiz gördüğü için nasıl olsa yokluğum fark edilmez düşüncesiyle fikrini bildirmelerden kaçınıyorsa değerli olduğu ve sözünde durmadığında üzüntüye sebep olduğu anlatmalısınız. Sorun kâle almamaksa ve bu bizzat sizinle ilgiliyse aranızdaki iletişim genel anlamda sorunlu demektir. Bu noktaya nasıl gelindiğini etraflıca araştırmanız gerekebilir. En son olarak eğer sözünde durmama davranışı karakter dağınıklığından kaynaklanıyorsa yani bütün insanlara yöneltilmiş bir davranışsa profesyonel veya tecrübeli birinden yardım almak gerekebilir. Neyden kaynaklanırsa kaynaklansın bu problemi çözmeye çalışmak en büyük sermayesi dürüstlük olan bireyler yetiştirebilmek için hayati öneme sahiptir. Her haliyle bize örnek olan Fahr-i Kainat Efendimiz(S.a.v.)'in buluşmak için sözleştiği genci üç gün beklemesi meselenin ehemmiyetini vurgulamak açısından önemlidir ve bize ders olmalıdır.

Yorumlar

Popüler Yayınlar